Pelin Akalın (Hanife Akalın)'ın Cinsel Saldırıya Uğradığı İddiaları İftiradır



MAĞDURE BEYANLARININ HÜKME ESAS ALINABİLMESİ ve GÜVENİLİR KABUL EDİLEBİLMESİ İÇİN Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarıyla belirlenmiş bulunan bazı ölçütler bulunmaktadır;

-         Mağdure ile sanık arasında iftira atmayı gerektirecek bir husumet bulunmamalıdır,

-         Mağdure ifadeleri soyut anlatımlardan ibaret olmamalı ve beyanlarının güvenilirliğini sarsacak herhangi bir somut veri elde edilmemelidir,

-         Mağdure beyanı hayatın olağan akışına aykırı olmamalıdır,

-         Mağdure beyanları tüm aşamalarda şüpheye düşülecek bir tutarsızlık göstermemeli, çelişkili olmamalıdır.

 


 Pelin Akalın’ın ifadeleri Yargıtayca belirlenmiş kriterlere göre değerlendirildiğindeyse gerçek dışı beyanlarına itibar edilemeyeceği açıkça görülmektedir. ZİRA MÜŞTEKİ HANİFE AKALIN İFADELERİ SIRASINDA 88 AYRI ÇELİŞKİLİ BEYAN VERMİŞ, GERÇEK DIŞI İFADELERDE BULUNDUĞU ALENAN AÇIĞA ÇIKMIŞTIR.

BİR İNSANIN TEK BİR YALAN SÖYLEMESİ DAHİ O KİŞİNİN İFADELERİNİN GÜVENİLİRLİĞİNİ TAMAMEN ORTADAN KALDIRIRKEN MÜŞTEKİNİN 88 AYRI ÇELİŞKİLİ İFADEDE BULUNMASI HUZURDAKİ İDDİALARIN TAMAMEN GEÇERSİZ OLDUĞUNU İSPATLAMAKTADIR.

BURADA İSE BU ÇELİŞKİLERDEN SADECE BİR KISMINA YER VERİLMİŞTİR.


İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1 Ceza Dairesi ise 15/03/2022 ve 2021/696 E, 2022/258 K. Sayılı bozma kararında katılan Pelin Akalın’ın 77 sanık hakkındaki isnatlara itibar etmenin ve bu beyanlara dayanılarak ceza verilmesinin mümkün olmadığını söylemiştir:


Katılanın beyanlarına itibar edilemeyeceğini somut delillerinin bir kısmı ise şöyledir:

1-Pelin Akalın emniyet ifadesinde MÜVEKKİL VE ARKADAŞLARININ OLUŞTURDUĞU ARKADAŞ GRUBUNDAN, GÜYA YAŞANDIĞINI İDDİA ETTİĞİ CİNSEL SALDIRILAR YÜZÜNDEN AYRILMADIĞINI BEYAN ETMİŞTİR.

İfadeye göre katılan, önce husumetli müştekilerden Özkan Mamati’nin sosyal medyadaki sanıklarayönelik karalama paylaşımlarını okumuş, ardından arkadaş grubundan 2 sene önce ayrılmış olan bir diğer katılan Asiye Sandıkçı’nın “sa kla r ı n kötü insanlaold ukları na d a i r  telkinini dinlemiş, son olarak da tekrar husumetli müşteki Özkan Mamati ile görüşerek sanıklarla olan iletişimini kesmiştir.


BİR KADININ KENDİSİNE GÜYA TECAVÜZ EDEN İNSANLARLA, BİR BAŞKASININ ONLARIN KÖTÜ İNSANLAR OLDUĞUNU SÖYLEMESİ ÜZERİNE ONLARLA GÖRÜŞMEYİ KESMESİ HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI VE ÇELİŞKİLİDİR.

YANİ katılan kendi beyanına göre, sözde 77 KİŞİ tarafından uğradığını iddia ettiği YÜZLERCE TECAVÜZ ve CİNSEL SALDIRIYA RAĞMEN BU KİŞİLERİN KÖTÜ OLDUKLARINI DÜŞÜNMEMİŞ DE,  KİŞİNİN  “ONLAR  KÖTÜ”  DEMESİYLE  SANIKLARIN  KÖTÜ  OLDUĞUNA  KARAR VERMİŞ ve ilişiğini kesmiş. Açıktır ki katılanın bu iddiası kendisinin gerçek dışı beyanlarına itibar edilemeyeceğini gösteren önemli delillerden biridir.

Gerçekte ise Pelin Akalın, müvekkilin arkadaşlarıyla 6 Sene boyunca son derece yakın ve sevgi dolu bir dostluk kurmuş, onların evlerine sohbetlere gitmiş, onlarla dini tebliğ faaliyetlerine katılmıştır. Ancak müvekkil ve arkadaşlarına husumetli kişilerin baskı, tehdit ve yönlendirmeleriyle bir anda manipüle edilerek husumet sahibi yapılmıştır.

 

2-      Pelin Akalın, BAŞSAVCILIK TARAFINDAN GİZLİ OLARAK YÜRÜTÜLEN 2016/103113 NUMARALI SORUŞTURMA DOSYASINDAN HER NASILSA ÖNCEDEN HABERDAR OLMUŞ ve Mali Şube Aklama Suçları Amirliğine giderek 1 Mayıs 2018 tarihinde cinsel saldırı iddiasıyla toplam 77 kişiden şikayetçi olmuştur.

Emniyetteki ifadesinde Türk Hukuk Tarihinde hiçbir cinsel suç dosyasında görülmemiş bir rakama imza atarak 77 kişinin cinsel saldırısına uğradığını iddia eden katılan Pelin Akalın’ın, TCK’nın Cinsel Dokunulmazlığa Karşı İşlenen nerdeyse tüm suç madde bentlerini sanıklar arasında özenle serpiştirmiş olması hayatın olağan akışına aykırıdır. Kurgu olduğu her cümlesinden kolaylıkla anlaşılan bu ifadenin esas amacının SANIKLARIN TOPLUCA TUTUKLANMASINI SAĞLAMAK OLDUĞU açıktır.

 

3-Bu ilk ifadesini takibe Pelin Akalın’ın emniyette 05.06.2018 tarihinde saat 14:50 den saat 21:50 ye kadar 7 SAATTE TEKSAYFALIK bir ek ifade vermiş olması ve müdafi talebini reddetmiş olması da yine oldukça dikkat çekicidir.

 

4-      Pelin Akalın, emniyet ifadesinde hayali cinsel saldırıların zorla ve şantajla yaşandığını anlatırken – sanıkların savunmaları esnasında bu iddianın geçersizliği ispatlanınca-MAHKEMEDE BU İFADESİNİ DEĞİŞTİREREK GÜYA DİNİ TELKİNLE İRADESİ FESADA UĞRATILARAK CİNSEL SALDIRILARA MARUZ KALDIĞINI İDDİA ETMİŞTİR.  Dolayısıyla Pelin Akalın’ın aşamalarda değişen ifadelerine itibar edilerek hüküm kurulması hukuka aykırı olacaktır.

 

5-      Pelin Akalın’a emniyetteki ifade sürecinde farklı zamanlarda iki ayrı teşhis işlemi yaptırılmıştır. İlk teşhis tutanağı İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili Hasan Yılmaz’ın şüphelilerin tespiti için 30.04.2018 tarihinde vermiş olduğu talimat doğrultusunda hazırlanmış teşhis tutanağıdır. Bu son derece ilginç bir tutanaktır. Pelin Akalın bu teşhis tutanağını talimattan 15 gün sonra 15.05.2018 tarihinde vermiştir. Bu teşhis tutanağında Pelin Akalın 56 kişi ile ilgili sözde örgütteki görevleri ve ikametleri gibi çok detaylı bilgi vermektedir.

Pelin Akalın 01.02.2019 tarihindeki ikinci teşhis tutanağında ise, kendisine güya şiddet uygulayarak cinsel saldırı da bulunan 77 kişiyi tespit etmekte ancak olaylarla ilgili BİR MEKAN ve TARİH DETAYI VEREMEMEKTEDİR. Dolayısıyla katılanın başından geçtiğini iddia ettiği olaylara ilişkin yer ya da tarih detayı verememiş olması da açık bir çelişki olup hayatın olağan akışına aykırıdır.

Ayrıca teşhis tutanağının altında belirtilen “ÖRGÜT ÜYELERİNİN GÖSTERİLDİĞİ FOTOĞRAFLAR ARASINDAN TEŞHİS ETTİĞİ KİŞİLERİ GÖSTERİR TUTANAKTIR.” şeklindeki ifade, TEŞHİS İŞLEMİNİN USUL VE YASAYA AYKIRI ŞEKİLDE YAPILDIĞINI GÖSTERMEKTEDİR.

 

Malumunuz olduğu üzere emniyette teşhisin nasıl yapılacağı 02.06.2007 Tarih ve 5681 Sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu EK Madde 6’da detaylıca açıklanmıştır. Buna göre “TEK FOTOĞRAF ÜZERİNDEN YAPILAN TEŞHİS İŞLEMİ HUKUKA AYKIRIDIR HÜKME ESAS ALINAMAZ.

Bu ciddi usulsüzlük üzerine bir kısım katılanlar mahkeme ifadelerinde kendilerine başka resimlerin de gösterildiğine dair bir durum düzeltmesi yapmaya çalışmışlar ama bu son dakika açıklaması da yapılan bu vahim hatayı örtbas edememiştir. Çünkü fotoğraf teşhis tutanağında, GÖSTERİLEN TÜM FOTOĞRAFLARIN YER ALMASI GEREKMEKTEDİR. Belli ki, bu kadınlara sanıklar dışında başka hiçbir fotoğraf gösterilmemiştir.

Yargıtay’ın konuya ilişkin verilmiş güncel tarihli bir BOZMA KARARI ise şöyledir:

T.C. Yargıtay 16. Ceza Dairesi

Esas No: 2017/2252 Karar No:2017/5483 K. Tarihi:4.12.2017 Mahkemesi: Ceza Dairesi

Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma

Hüküm  :  TCK’nın  314/2,  53,  58/9,  63,  3713  sayılı  Kanunun  5/1.  maddeleri  uyarınca mahkumiyet kararına dair istinaf başvurusunun esastan reddi

a-) TEK FOTOĞRAF ÜZERİNDEN YAPILAN TEŞHİSİN PVSK’nın EK 6. MADDESİNE AYKIRI OLMASI NEDENİYLE hükme esas alınamayacağının gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

 

6-      KATILAN HANİFE AKALIN SANIKLARLA İLETİŞİMDE KALDIĞI 6 SENE BOYUNCA AİLESİNİN EVİNDE KALMIŞ, AİLESİNİN YANINDA İKAMET ETMİŞTİR.  Başka bir deyişle 77 erkek tarafından (hem de birçoğuyla birden fazla kez olmak üzere) güya yüzlerce kez cinsel saldırıya maruz kaldıktan sonra ailesinin yanına gitmiştir.

Pelin Akalın bu tecavüz iddialarının, güya nefessiz bırakma, saçlarını çekme ve ısırma şeklinde şiddet içeren eylemlerle gerçekleştiğini iddia etmektedir. ANCAK 17 YAŞINDAN İTİBAREN YÜZLERCE KEZ (HEM DE ŞİDDET İÇEREN EYLEMLERLE) GÜYA TECAVÜZE UĞRAYAN BİR GENÇ KIZIN, BUNU AİLESİNE HİSSETTİRMEMESİ YA DA AİLESİNDEN YARDIM TALEP ETMEMESİ İMKANSIZDIRÖyle uzun yıllar boyunca sistematik tecavüz ve saldırılara maruz kalan herhangi bir kadının ilk yardım isteyeceği, onu büyüten ve yanında barındıran ailesi olacaktır. Ancak PELİN AKALIN SÜREÇ İÇERİSİNDE HİÇBİR ZAMAN AİLESİNDEN YARDIM TALEBİNDE BULUNMAMIŞTIR.

Buna ek olarak Pelin Akalın ayrıca bu dönemde, önce lise öğrenimini bitirmiş, sonra üniversiteye başlamış, ardından üniversite öğrenimini bitirmiş sonra da çeşitli iş yerlerinde çalışmıştır. YANİ BUNLARIN TÜMÜ GÜYA MÜŞTEKİNİN CİNSEL SALDIRILARA MARUZ KALDIĞI, DARP EDİLDİĞİ, VÜCUDUNDA MORLUKLARIN OLDUĞU SÜREÇ İÇERİSİNDE YAŞANMIŞTIR. Katılanın bu anlatımının hayatın olağan akışına uygun olmadığı aşikardır.

 

7-      Katılanın hayali senaryosuna bakıldığında, -dilekçemizin ilerleyen kısımlarında detaylı olarak değineceğimiz üzere- 6 SENE BOYUNCA DÜZENLİ OLARAK GİTTİĞİNİ ve GÜYA CİNSEL SALDIRIYA UĞRADIĞINI İDDİA ETTİĞİ EVLERİN TÜMÜNE (AÇIKLAMALARINA GÖRE) KENDİ RIZASIYLA GİTMİŞTİRYİNE KENDİ BEYANINA GÖRE BU EVLERİN TÜMÜNE -bahse konu hiçbir cinsel eylemi kabul etmemekle birlikteCİNSEL İLİŞKİYE GİRECEĞİNİ DE BİLEREK GİTMİŞTİR.

Yani kendi ifadesiyle; HİÇBİR EVE ZORLA YA DA CEBİR KULLANILARAK GÖTÜRÜLMEMİŞ; hepsine kendisinin de katkısıyla planlı - programlı şekilde ve önceden güya cinsel ilişki yaşanacağını bilerek, bunun için hazırlanıp, giyinip süslenip, telefon bekleyip, telefon gelince sözde faillerle birlikte bir eve giderek cinsel ilişkiye girdiğini beyan etmiştir

Pelin Akalın’ın 30. Ağır Ceza Mahkemesi 2019/313 E- 1 Eylül 2020 tarihli beyanı:


Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında;

SANIĞIN ZORLA CİNSEL İSTİSMARINA UĞRADIĞINI İDDİA EDEN MAĞDURENİN SALDIRIDAN SONRA TEKRAR AYNI EVE KENDİ RIZASI İLE GİTMESİ DURUMLARINDA YARGITAY MAĞDUR BEYANLARINI İNANDIRICI BULMAMAKTADIRÇünkü daha önce mağdura zorla cinsel saldırıda bulunan bir kimsenin evine rızası dâhilinde giden mağdurun beyanı HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI OLACAK VE İNANDIRICILIĞINI YİTİRECEKTİR.

 

8-      Pelin Akalın tarafından ana dava sanıklarından Mustafa Işık’a cinsel saldırılara uğradığını iddia ettiği bir dönemde gönderilmiş olan e-posta’da katılanın, SANIKLARI ÇOK SEVDİĞİ, ONLAR GİBİ OLMAK İSTEDİĞİ, ONLAR İÇİN DUA ETTİĞİ ancak ONLARLA YETERİNCE GÖRÜŞEMEDİĞİNDEN şikayet ettiği görülmektedir.

Güya 77 Kişi tarafından 6 Yıl boyunca sayısız kez taciz ve istismara maruz kalmış bir kadının, kendisini taciz eden kimseleri çok sevdiğini, onlar gibi olmak istediğini ifade etmesi ve ONLARLA GÖRÜŞEMEMEKTEN YAKINMASI HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRIDIR.


 

9-       Pelin Akalın’ın 1 Eylül 2020 Tarihli mahkeme ifadesine göre, ana dava dosyası sanıklarından Hüseyin Alpar Sayın güya KENDİSİNE İSTİSMARDA BULUNDUKTAN SONRA, SANIK ve KATILAN BİRLİKTE Burger King’e gidip yemek yemişlerdir. (Hüseyin Alpar Sayın, Pelin Akalın ile zorla veya rızasıyla birlikte olduklarını kabul etmemektedir.)

Hayatın olağan akışına, Yargıtay İçtihatları ve Doktrinlerine göre, MAĞDURUN, SANIKLA CİNSEL SALDIRI EYLEMİNİN ARDINDAN BİRLİKTE HAREKET ETMESİ, BERABER YEMEK YEMEYE GİTMESİ ORTADA BİR CİNSEL SUÇ OLMADIĞININ, OLSA OLSA CİNSEL İLİŞKİDE MAĞDUR SIFATLI KİŞİNİN RIZASININ SÖZ KONUSU OLDUĞUNUN VE GERÇEK DIŞI BEYANLARINA İTİBAR EDİLEMEYECEĞİNİN DELİLLERİNDEN BİR TANESİDİR.

 Pelin Akalın’ın, 30. ACM 2019/313 E – 1 Eylül 2020 tarihli beyanı:




Nitekim İstanbul BAM 1 CD de 15/03/2022 ve 2021/696 E, 2022/258 K. Sayılı bozma kararında şu tespitte bulunmuştur: (İstinaf Mahkemesi’nin kararındaki “örgütün ideolojisi”, “bu ideolojiyi kabullenme”, “cinsel ilişkiye girmiş olma” isnatlarına kabul etmemekte ve katılmamaktayız):


 

10-    Pelin Akalın, 6 sene boyunca “tecavüze” uğradığını, rızası dışında cinsel saldırıların mağduru olduğunu iddia etmektedir. Fakat aynı Pelin Akalın sözde tecavüzlerden sonra sanıklarla yatakta sohbet ettiğini anlatmaktadır.

TAKDİR EDİLECEĞİ ÜZERE, HİÇBİR KADIN TECAVÜZCÜSÜYLE EYLEMİN ARDINDAN YATAKTA UZANIP SOHBET ETMEYECEK, BU SOHBETİ DE DAHA SONRA ANLATMAYACAKTIR. Katılanın bu beyanı, bir an için cinsel bir birliktelik yaşanmış olduğu kabul edilse dahi,  RIZANIN VARLIĞINA VE CİNSEL İSNAT İDDİASINA İTİBAR EDİLEMEYECEĞİNE KUVVETLİ DELİL OLUŞTURMAKTADIR.

 

11-   Pelin Akalın’ın isnatlarındaki tutarsızlık ve gerçek dışılığın bir diğer göstergesi de kendisine tecavüz ettiğini söylediği kişiler hakkındaki şikayetinden etkin pişman olmaları durumunda vazgeçmesidir. Ancak burada önemli bir detay daha vardır. Eğer etkin pişman olan sanık, Özkan Mamati ve Fırat Develioğlu gibi husumetli müştekilerle birlikte hareket etmeyi kabul etmiyorsa o zaman Pelin Akalın şikayetini geri çekmemekte, ancak husumetli müştekilere boyun eğmeyi kabul ederse şikayetini çekmektedir. GERÇEK BİR TECAVÜZ MAĞDURUNUN, ÜSTELİK YILLAR BOYUNCA SİSTEMLİ BİR EZİYET VE SÖMÜRÜNÜN MAĞDURU OLDUĞUNU ÖNE SÜREN BİRİNİN “ETKİN PİŞMAN OLDU ÖZKAN MAMATİ İLE BİRLİKTE HAREKET EDİYOR O ZAMAN ŞİKAYETİM YOK” DİYE BİR GÜDÜ İLE HAREKET ETMESİ, HAYATIN HİÇBİR KOŞULUNDA OLAĞAN GÖRÜLEMEZ.

Konuyu örneklendirmek gerekirse; Pelin Akalaın emniyet ifadesinde etkin pişman Mustafa Arular’dan da şikayetçi olmuş ve fotoğraf teşhis tutanağında onu, güya kendisine şiddet uygulayarak zorla anal ve oral  yoldan birlikte olduğu kişi olarak teşhis etmiş, emniyet ifadesinde ise onu “tecavüzcü” olarak nitelemiştir. Fakat her nasılsa mahkeme beyanında etkin pişman sanık Mustafa Arular’dan son derece ilginç bir sebeple şikayetini geri çekmiştir. Kendisine zorla anal ve oral yoldan tecavüz ettiğini iddia ettiği Mustafa Arular’dan şikayetçi olmamasının sebebini “ETKİN PİŞMAN OLDUĞU ve TECAVÜZ ETTİĞİNİ SAMİMİYETLE KABUL ETTİĞİ İÇİN” olarak açıklamıştır. Pelin Akalın eğer gerçekten bir cinsel saldırının mağduru olmuş olsa, iddiasına göre yüzlerce defa, onlarca kişinin şiddetle yoğurulmuş tecavüzlerine maruz kalmış olsa, hiçbir şey katılana YAŞADIKLARINI UNUTTURAMAYACAK VE ŞİKAYETİNİ ASLA GERİ ÇEKMEYECEKTİR.

Pelin Akalın’ın şikayetini geri çekme sebebi etkin pişman sanık Mustafa Arular’ın müvekkil ve arkadaşlarına husumetli olan (Başta Özkan Mamati ile) katılanlarla arasının iyi olması, diğer etkin pişmanlardan şikayetini çekmeme sebebi ise husumetli katılanların onlarla da husumet içerisinde olmalarıdır.

Nitekim ana dava dosyasındaki bir kısım etkin pişman sanıklar ve katılanlar arasındaki tartışma ve kavgalar ana haberlere dahi konu olmuştur. Etkin pişman sanık Serdar Dayanık, husumetli katılan Özkan Mamati’den ölümle tehdit suçlamasıyla şikayetçi olmuştur. Yine etkin pişman sanık Kemal Ayaz mahkemeye sunduğu savunma dilekçesinde, “kendilerine  dayanışma grubu” diyen kişilerin kendisinden maddi ve manevi destek talep ettiği, bunu kabul etmediği için kendisini zora koşmak için kontrollerindeki kızların kendisi için suçlamada bulunduklarını, iftira attıklarını beyan etmiştirPelin Akalın’ın da Özkan Mamati’nin kontrolünde olduğu ve Özkan Mamati’nin husumetli olduğu bazı sanıklar için suçlamada bulunduğu açıktır.

Neticede Pelin Akalın’ın iddia ettiği tecavüz isnadının TAMAMEN İFTİRA OLMASI, GERÇEK DIŞI BEYANLARINA İTİBAR EDİLEMEYECEK OLMASI VE BUNLARIN BİR KUMPASIN PARÇASI OLMASININ en büyük delillerinden bir tanesi “TECAVÜZ ETTİĞİNİ SAMİMİYETLE İFADE EDEN İTİRAFÇI TECAVÜZCÜLER” gibi akla ve izana uymayan bir mantık ortaya koymasıdır.

 

12-     Pelin Akalın, 01.05.2018 tarihli emniyet ifadesinde sanık Mustafa Işık’ın kendisine zorla oral seks yaptırdığını sonrasında anal seks yapmak istediğini ama KENDİSİNİN ANAL SEKSE ŞİDDETLE KARŞI ÇIKTIĞINI SÖYLEMEKTEDİR. Anal sekse şiddetle karşı çıkıp izin vermeyen katılanın bu anlatımından çıkan sonuç, -cinsel ilişki beyanalrını kabul etmemekle birlikte- İDDİA EDİLEN ORAL SEKSE RIZASININ OLDUĞU YÖNÜNDEDİR. Çünkü anal seks konusunda şiddetle karşı çıkıp bunu engellediğini iddia eden katılanın BU ŞARTLAR ALTINDA VE HAYATIN OLAĞAN AKIŞINDA İDDİA EDİLEN ORAL SEKSE VE SOYUNMA İDDİASINA DA KARŞI ÇIKMA GÜCÜ, İRADESİ VE ŞUURU BULUNMAKTADIR. BUNU YAPMAMASI KENDİ İRADESİ DAHİLİNDEDİR.

 

13-   Pelin Akalın’ın bu 6 sene boyunca yaşandığını iddia ettiği sözde cinsel saldırılara ilişkin kanıt olarak sunabileceği TEK BİR DELİL, ADLİ TIP RAPORU, tek bir fotoğraf ya d video vb. YOKTUR. Pelin Akalın, mağduru olduğunu iddia ettiği sözde cinsel saldırı eylemleriyle ilgili iddialarını kanıtlayacak maddi bir delil sunamamış, SOMUT YER VE NET TARİH BİLGİSİ VEREMEMİŞ, aksine dilekçenin devamında değineceğimiz üzere EMNİYET İFADELERİNDE VE MAHKEME BEYANINDA BİRBİRİYLE ÇELİŞEN VE HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA DA UYGUN DÜŞMEYEN İTİBAR EDİLEMEYECEK GERÇEK DIŞI BEYANLARDA BULUNMUŞTUR.

 

14-   Pelin Akalın’ın mahkeme beyanında en dikkat çeken noktalardan bir tanesi de katılanın kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia ettiği şahısları sayarken İSİMLERİ ALFABETİK BİR LİSTE HALİNDE SAYMASIDIR. Normal şartlar altında gerçekten cinsel saldırı mağduru olan bir kişi, başına gelenleri travma sebebiyle ve daha çok bağlantıda olduğu kişileri ilk planda hatırlayacağından, karışık bir sıraya göre anlatacaktır. Fakat Pelin Akalın, adeta sanıkların alfabetik bir sıralamasının çıktısını alıp, sırayla bunlarla ilgili suçlama yapar gibi ifade vermiştir. BU DA HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA UYGUN BİR TAVIR DEĞİLDİR.

 

15-   Pelin Akalın Emniyet ifadesinde, husumetli katılanlarla 2017 ARALIK AYINDA GÖRÜŞMEYE BAŞLADIĞINI,  müvekkil ve sanıkların güya kötü insanlar olduğunu da böyle öğrendiğini anlatmaktadır. Fakat Pelin Akalın, AYNI ZAMANDA İDDİA ETTİĞİ SÖZDE CİNSEL SALDIRILARIN OCAK 2018 tarihine kadar devam ettiğini de söylemektedir.

Yani bu tecavüzler gerçekten yaşanmış olsa,  Pelin Akalın ve akıl aldığı husumetli katılanlar tarafından önceden bir hazırlık yapılabilir, emniyetten yardım istenebilir ve bu tecavüzler yaşanırken de suçüstü yaptırılabilirdi.

ANCAK BÖYLESİ BİR SUÇÜSTÜ OLMAMASIBU OLAYDA İDDİA EDİLEN TECAVÜZLERİN HİÇ YAŞANMADIĞININ VE BUNLARIN AÇIK BİRER İFTİRA OLDUKLARININ EN ÖNEMLİ DELİLLERİNDENDİR.

 

16-   Yargıtay kararlarına göre de katılan Pelin Akalın’ın gerçek dışı beyanlarına itibar edilemez; çünkü sözde mağdurenin kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia ettiği kişi ile uzun süre devam eden ilişkisinin sürekli maddi ve manevi cebire dayalı sürdürüldüğü fikri hukuken kabul edilemez. Yargıtay  5 CD, 23.05.2011 tarih        ve        2011/2970 E. 2011/4134 K sayılı kararında “Keza olayın ortaya çıkmasıyla içinde bulunduğu durumu çevresine mazur göstermek isteyen mağdurun 9 AY SÜREYLE DEVAMLI TEHDİT ve BASKI ALTINDA KALDIĞININ KABULÜ DE MÜMKÜN DEĞİLDİR” denmektedir.

(http://www.neohukuk.net/haber_detay.php?id=533)

 

17-   Pelin Akalın, güya cinsel saldırı ve cinsel istismarların yaşandığını iddia ettiği 6 SENE SÜRESİNCE YİNE AYNI KİŞİLERLE GÖRÜŞMEYE DEVAM ETMİŞTİR. Katılanın bu tutumu HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRIDIR. Eğer bir kadın gerçekten iddia edildiği gibi tecavüz, darp, cebir, şantaj, tehdit gibi korkunç olaylara gerçekten maruz kalmış olsa, OLAYLARIN YAŞANDIĞI ORTAMLARA TEKRAR TEKRAR GİMEYECEK ve BU ŞAHISLARLA GÖRÜŞMEYE DEVAM ETMEYECEKTİR.

 

18-   Pelin Akalın’ın  ana  dava kapsamındaki erkek  sanıklarının %90’ına yönelik cinsel  isnadı  varken, MÜŞTEKİNİN  İDDİA  EDİLEN  EYLEMLERİ  ANLATIŞ  BİÇİMİ  ŞAŞIRTICI ŞEKİLDE BAŞTAN SAVMA ve HATTA LAKAYIT, BAŞTAN SONA DA SOYUTTUR. Bir kadının iffeti, canı ve namusu söz konusuyken İSNATLARIN BU KADAR ZAYIF, BU KADAR DETAYSIZ, BAŞTAN SAVMA VE TAMAMEN SOYUT BEYANLAR ÜZERİNE OLMASI DİKKAT ÇEKİCİDİR.

·        ELDEKİ NOTLARDAN ALFABETİK SIRAYLA İSİMLER OKUYARAK YAPILAN SUÇLAMALAR,

·        "BANA CİNSEL İSTİSMARDA BULUNDU" ŞEKLİNDE TEK CÜMLELİK İFADELER,

·        SON DERECE MUĞLAK, ÇOĞU ZAMAN TARİH BİLE İÇERMEYEN, SADECE EVLERİN BULUNDUĞU SEMTLERİN ADININ VE EVLERDEKİ her evde bulunan 2-3 EŞYANIN NE OLDUĞUNUN BİLGİSİNİ İÇEREN,

·        “ORADA BANA TECAVÜZ EDİLDİ” DEMEKTEN ÖTEYE GİDEMEYEN,

kuvvetli suç şüphesi taşımaktan uzak, itibar edilemez soyut itham ve iddialardan ibarettir. 

 

19-   Katılanın gerçek dışı beyanlarını itibar edilemez kılan bir başka unsur da CİNSEL SALDIRILAR İÇİN NET BİR TARİH DAHİ VEREYOR OLUŞUDUR.  Katılan mahkeme ifadesinde 2015-2016 dönemi gibi bir ifade kullanıp adeta bir okul dönemi ya da sanki futbol sezonundan bahseder gibi konuşmaktadır. ZİRA BİR CİNSEL SALDIRI MAĞDURUNUN UĞRADIĞI TECAVÜZÜN YILINI BİLE HATIRLAMAMASI OLDUKÇA KUŞKU UYANDIRICI ŞÜPHELİ BİR DURUMDUR.

 

20-   Pelin  Akalın, mahkeme  ifadesinde  “beyaz  tenli”  olduğu  için  güya  Kartal  İş ve Kartal Yavaş tarafından boynundan öpüldüğü esnada boynunda bir kızarıklık, morluk oluştuğunu iddia etmektedir.

MÜŞTEKİNİN GERÇEK DIŞI BEYANLARI BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE, İDDİA ETTİĞİ ŞİDDET VE CİNSEL SALDIRI EYLEMLERİNİN GERÇEK OLMASI DURUMUNDA, 6 SENE BOYUNCA “BEYAZ  TENLİ”  MÜŞTEKİNİN  BEDENİNDE  BİRÇOK  CİDDİ  DARP  İZİNİN  ORTAYA ÇIKMIŞ OLMASI GEREKMEKTEDİR. Ailesinin yanında yaşayıp okula, işe giden bir insanın ne kadar saklarsa saklasın yine de birçok kişi tarafından birçok kez görülüp fark edileceği de açıktır. Bu da katılanın ifadelerindeki çelişkilerden biridir.

Üstelik buna ek olarak kendisi bizzat hemşirelik mesleğini sürdüren ve hem lise hem de üniversitede sağlık eğitimi alan katılanın, rızası dışında yaşandığını iddia ettiği gibi tecavüzler - darp ve şiddet olayları yaşandığı iddiası da düşünüldüğünde- sebebiyle hastaneden tıbbi rapor almayı düşünmemiş olması da HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRIDIR. Ayrıca katılan iddialarında samimi olsa sadece doktor raporu almakla da yetinmeyip aynı zamanda emniyete başvurup suç duyurusunda bulunabilir ya da en basitinden darp izlerine ait kendi fotoğraflarını çekip saklayabilirdiANCAK BUNLARIN HİÇBİRİNİ YAPMAMIŞTIR, ÇÜNKÜ BU OLAYLARIN HİÇBİRİ GERÇEKLEŞMEMİŞTİR.

 

21-   Pelin Akalın mahkeme beyanında güya “TAM 30 KEZ BAZI EVLERE GÖTÜRÜLDÜĞÜNÜ” iddia etmektedir. Katılanın iddiasına göre bazı sanıklar sürekli olarak kendisini arabayla alıp bir yerlere götürmüşlerdir.

Pelin Akalın’ın gerçek dışı beyanlarına göre anlatmış olduğu cinsel suç isnadına ilişkin karşımıza çıkan tablo şu şekildedir:

1.            Pelin Akalın’ın sözde mihmandarı kimse kendisine telefon açıp X” şahsın gelip onu evinden alacağını söylemekte ve o kişinin numarasını vermektedir.

2.            Pelin Akalın bunun üzerine hazırlanmakta ve ailesinin evinde “X” şahsın gelip kendisini almasını beklemeye başlamaktadır.

3.            Kendisini arayan “X” şahsa konum göndermekte, “X” şahıs katılanı evin aşağısına geldiğinde aramaktadır. “X” şahıs arayınca katılan aşağı inip arabaya binmektedir.

4.            İddia edilen cinsel saldırının yaşanacağı eve Pelin Akalın ve “X” şahıs beraber gitmektedirler.

5.            Daha sonra bazı durumlarda “X” şahıs  katılan ile birlikte evde biraz vakit geçirmekte, yemek yemekte, sonrasında katılanı aile evine geri bırakmaktadır.

ÖZETLE GERÇEKTEN HAYRET UYANDIRICI, HER AÇIDAN BİRBİRİYLE ÇELİŞEN, AKLA VE MANTIĞA SIĞMAYAN, HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA DA UYGUN OLMAYAN BİR TABLO ORTAYA ÇIKMAKTADIR.

Peki bu olaylar gerçekten yaşanmış olsaydı, 6 yıl boyunca süren sözde cinsel saldırıların mağduru olduğunu iddia eden Pelin Akalın’ın Hayatın Olağan Akışına Uygun şekilde göstermesi gerek tavır ne olmalıydı?

-         Emniyete başvurup içinde bulunduğu durumu anlatabilirdi.

-         Onu birinin evden almaya geleceğini, gelmeden önce kendisini cep telefonundan arayacağını söyleyip emniyetin hem telefon hem de teknik takip yapması için imkan sağlayabilirdi.

-         Bu sayede “X” şahıs ile beraber tecavüz mahaline giderken emniyet tarafından takip edilebilir, en nihayetinde evde yaşanacak bu “planlı tecavüz” esnasında emniyet güçlerine suçüstü yaptırabilir ve tüm bu iddialarını somut bir şekilde kanıtlayabilirdi.

-         En azından bu olayı ailesine ve yakın çevresine anlatabilirdi.

Ancak  katılan Pelin Akalın cinsel saldırıların yaşandığını iddia ettiği 6 yıl boyunca bu yolların hiçbirine başvurmamıştır. Çünkü bu iddia edilen gerçek dışı isnatların hiçbiri yaşanmamıştır.

 

22-   Husumetli müşteki Özkan Mamati ve Pelin Akalın arasında dava dosyasına girmiş HTS kayıtlarına göre, özellikle operasyondan önce, 2017 Kasım ve Aralık aylarında ikisi arasında gerçekleşmiş yüzlerce dakikalık telefon konuşmaları bulunmaktadır.

 

Yani 6 Kasım 2017 tarihinden beri müvekkil ve arkadaşları aleyhine sosyal medyada karalama faaliyetleri yapan, emniyet birimlerine başvuran, bu kişilerin kadınlara güya tecavüz ettiği yönünde onlarca sayfa yalan beyanda bulunan, gece gündüz uğraşan, sahte belgeler sunan husumetli müşteki Özkan Mamati, HTS KAYITLARINA GÖRE, 25 KASIM 2017 TARİHİNDEN İTİBAREN HANİFE AKALIN İLE BİRLİKTE HAREKET ETMEKTEDİR.

FAKAT HER NASILSA SÖZ KONUSU 2 MÜŞTEKİ EMNİYETLE BU KADAR İÇ İÇE OLMALARINA RAĞMEN, ARALIK-OCAK 2018 TARİHLERİNDE DEVAM ETTİĞİ İDDİA EDİLEN SÖZDE TECAVÜZLERE SUÇÜSTÜ YAPTIRAMAMIŞ, TEK BİR FOTOĞRAF KARESİ, SES KAYDI ya da BİLİMSEL DELİL TOPLAYAMAMIŞLARDIR.

Bu da iddia edilen cinsel saldırıların İFTİRA OLDUĞUNUN VE MÜŞTEKİ HANİFE AKALIN’IN GERÇEK DIŞI BEYANLARINA İTİBAR EDİLEMEYECEĞİNİN EN BÜYÜK KANITLARINDAN BİR TANESİDİR.

 

23-   Sözde cinsel saldırıya uğradığını iddia eden Pelin Akalın’ın, Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu’nca yapılan muayenesi neticesinde düzenlenen raporda (Sayı: 40968900-101.01.02-2018/44554 Bkatılanın cinsel sömürü iddialarını destekleyen EN UFAK BİR FİZİKSEL veya MENTAL EMAREYE RASTLANMAMIŞTIR.  Pelin Akalın’ın ADLİ TIP RAPORLARI, CİNSEL SALDIRI İDDİALARINI AÇIK ŞEKİLDE YALANLAMIŞTIR.


24-   Adli Tıp Kurumu raporunda; Pelin Akalın’ın aklı başında ve normal zekâda bir insan olduğunu teyit etmiş ve kendisinde hiçbir travmaya, uyku bozukluğuna, anksiyeteye, toplumdan soyutlanmaya vb. rastlanmadığını belirtmiş; Pelin Akalın’ın “MAĞDURU BULUNDUĞU OLAYIN HUKUKİ ANLAM VE SONUÇLARINI ALGILAYABİLECEĞİ” ve “MUKAVEMETE MUKTEDİR” raporu vermiştir.


YANİ ADLİ TIP, 6 SENE BOYUNCA MÜŞTEKİ HANİFE AKALIN’IN AKLININ VE ŞUURUNUN YERİNDE OLDUĞUNU VE İSTEMEDİĞİ BİR OLAY KARŞISINDA FİZİKİ DİRENÇ GÖSTEREBİLECEĞİNİ SÖYLEYEREK MÜŞTEKİNİN İRADESİNİN FESADA UĞRATILIP, BEYNİNİN YIKANDIĞI İDDİALARINI REDDETMİŞTİR.

 

25-   Pelin Akalın’da, tecavüz mağdurlarında görülen travma sonrası stres bozukluğu sendromu yani TECAVÜZCÜSÜYLE AYNI ORTAMDA BULUNAMAMA” SORUNU DA BULUNMAMAKTADIR. Zaten güya tecavüze uğradığı 6 sene boyunca kendisine tecavüz ettiğini iddia ettiği kişilerle görüşmeye, yemek yemeğe, gezmeye, birlikte vakit geçirmeye, eğlenmeye ve evlerine gidip gelmeye devam etmiştir.

Ayrıca ana dava dosyasının 17 Eylül 2019 tarihli celsesini izlemek için duruşma salonuna gelen katılan, şikayetçi olduğu sanıkları izlemiş ve duruşma esnasında katılanın yanındaki diğer katılanlarla sohbet edip neşeyle güldüğü görülmüştür. Bu davranış herhangi bir tecavüz mağdurunda asla gözlenmesi mümkün olmayan bir tutumdur.

 

26-   Katılanın emniyet ve mahkeme beyanları birlikte değerlendirildiğinde, (taciz, tecavüz iddialarını öne sürdüğü 6 yıllık dönemde) kendi kararlarını alabilme ve uygulama olanağı bulunduğu, seçenekleri olduğu ve bunları değerlendirdiği, fikirlerini beyan edebildiği, İSTEMEDİĞİ ŞEYLEREYSE MÜSAADE ETMEDİĞİ, SONUÇ OLARAK KARŞILAŞTIĞI OLAYLARDA İRADESİNİ KULLANDIĞI, HERHANGİ BİR İRADE FESADI ALTINDA OLMADIĞI GÖRÜLMEKTEDİR. Eğer ki ortada bir irade fesadı bulunsa, katılanın karşı taraftan gelen her talebe kayıtısz şartsız uyması gerekirken, KATILANIN BUNLARIN ARASINDA SEÇİM YAPMA, ELEME, “İSTEMİYORUM” DEME GİBİ SEÇENEKLERİ BULUNDUĞU KENDİ BEYANLARINDAN ANLAŞILMAKTADIR.

Pelin Akalın’ın, emniyet ve mahkeme ifadelerinde, suç teşkil ettiğini düşündüğü herhangi bir haksız fiille ya da istemediği bir şeyle karşılaştığında, olayın vahametini, hukuki anlam ve sonuçlarını anlamaya, karşı koymaya, yasal hakkını vakit kaybetmeksizin sonuna kadar kullanmaya muktedir olduğu -Adli Tıp Raporununda da belirtildiği gibi- açık şekilde görülmektedir.





Dolayısıyla bu şartlar altında katılanın DİNİ TELKİNLE İRADESİNİN FESADA UĞRAMIŞ OLDUĞU İDDİASI AKLA, MANTIĞA ve HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA ALENEN AYKIRI olup HUKUKEN DE GEÇERSİZDİR.

 

27-   Pelin Akalın’ın sosyo-kültürel özellikleri, yani eğitimi, karakteri, dünya görüşü ile müvekkilin arkadaş camiası ile görüştüğü 6 sene boyunca sürdürdüğü yaşam tarzı, KATILANIN İRADESİNİN DİNİ TELKİNLE FESADA UĞRATILAMAYACAĞINI GÖSTERMEKTEDİR.

Pelin Akalın’ın 1 Mayıs 2018 tarihli emniyet ifadesinde, iddia ettiği turnike düzenine “GÜYA ŞANTAJ VE TEHDİT İLE DAHİL OLDUĞUNU, tecavüze uğrarken çıplakken görüntülerinin çekildiğini, bunların ailesine ve tüm dünyaya yayılacağı ile tehdit edildiğini, sürekli olarak bu hayali görüntülerin kendisine hatırlatılması nedeniyle cinsel ilişkilere boyun eğdiğini” söylemiştir.

Katılanın tüm bu detaylı açıklamalarının yanında, sadece bir cümlede güya manevi duygularının kullanıldığından bahsetmiş; ANCAK DİNİ BİR TELKİNDEN TEK KELİME BİLE BAHSETMEMİŞTİR.

Ne var ki Emniyet ifadesinde BİR KEZ BİLE “DİNİ TELKİNDEN” BAHSETMEYEN , mahkeme karşısında ise BU KEZ İFADESİNİ -sonradan yayınlanan iddianameye paralel olarak- TAMAMEN “DİNİ TELKİN” MANTIĞI ÜZERİNE KURGULAMIŞ ve TAM 13 KEZ güya kendisine dini telkinde bulunulduğuna ilişkin gerçek dışı beyanda bulunmuştur. Katılanın ilk ifadesi aşamasında kumpasın temel ayaklarından biri olan sözde şantaj, tehdit, çıplak görüntüleri çekilme hikayesi soruşturmanın ilerleyen aşamalarında bu kurguya dair tek bir delil hatta karine dahi ortaya çıkmayınca çökmüş, kumpasın kurgusu “dini telkinle iradenin fesada uğraması” hikayesine dönüşmüştür. Ancak bu kurgu da -daha önce sunmuş olduğunuz dilekçelerimizde izah ettiğimiz üzere- katılanların sosyo-kültürel konumları, çelişkili beyanları ve hepsinden önemlisi DİNİ TELKİNİN İRADEYİ FESADA UĞRATABİLECEK BİR ETKİSİ OLAMAYACAĞINA DAİR BİLİMSEL RAPORLAR gibi somut delillerle birçok açıdan daha baştan çökmüştür.

 

28-   Pelin Akalın 30 ACM’de görülen davanın 1 Eylül 2020 tarihli duruşmasındaki beyanında ailesinin muhafazakâr bir aile olduğunu, annesinin baş örtülü olduğunu, namazında niyazında; ÖZETLE DİNİ BÜTÜN BİR AİLE OLDUKLARINI ANLATMAKTADIR. Muhafazakâr, namaz kılan, dindar bir ailede yetiştiğini söyleyen Pelin Akalın, ifadesinin bir başka yerinde BU KEZ BİRAZ DİNİ BİLGİM OLSA”, “yani DAHA BİLGİLİ olan bir insan DİNİ KONULARDA BUNLARA KANMAZDI ZATEN” ifadelerini kullanmakta ve aynı ifade içerisinde kendiyle çelişmektedir. Oysa dindar bir ailede yetiştiğini söyleyen Pelin Akalın’ın İSLAM DİNİNDEN HABERSİZ OLMASI DA BEKLENEMEZ. En azından temel İslami bilgiye sahip olduğu kabul edilmelidir.

Pelin Akalın kendi ifadelerine göre ailesinden dini bilgisini almış, ayrıca Müslüman bir ülkede yaşamaktan dolayı ZİNANIN DİNEN YASAKLANMIŞ OLDUĞUNDAN HABERDAR, ÖZELLİKLE DE ANAL İLİŞKİNİN HİÇBİR DİNDE HİÇBİR ŞEKİLDE SEVAP KAZANMA UNSURU OLARAK GÖRÜLMEDİĞİNİ VE GÖRÜLEMEYECEĞİNİ bilecek, aklı başında, zekâ geriliği olmayan bir bireydir.

Dolayısıyla dindar bir aileden geldiğini belirten katılanın, konu cinsel ilişkiye girmek olduğunda kendisini “dini bilgisi olmayan, saf ve kandırılmaya müsait birisi” gibi tanımlamaya çalışması, MÜŞTEKİNİN, İDDİALARINI İDDİANAMEDEKİ DİNİ TELKİN KAVRAMINA DAHİL ETME AMACIYLA SUNİ OLARAK ORTAYA ATTIĞINI AÇIKÇA GÖSTERMEKTEDİR.

 

29-   Pelin Akalın gerçek dışı beyanlarında ana dava sanıklarından  Mustafa Işık ile evlenme niyetinde olduğunu, hatta Temmuz ayında Müvekkil Adnan Oktar’la görüştüğü tarihe kadar, sözde 43 kişinin cinsel istismarına uğramış olmasına rağmenHALA Mustafa Işık’la EVLENME DÜŞÜNCESİ TAŞIDIĞINI, aksini duyunca kandırıldığını anladığını beyan etmiştir.

Ne var ki , “güya kandırılmış  olduğunu” anlamasına rağmen BU TARİHTEN SONRA 6 SENE DAHA müvekkil ve arkadaşlarıyla görüşmeye devam etmiştir.

 

30-    Pelin Akalın’ın ifadelerinden, ana dava SANIKLARINDAN MUSTAFA IŞIK İLE EVLİLİK BEKLENTİSİ OLDUĞU ANCAK MUSTAFA IŞIK İLE EVLENEMEDİĞİNDEN ÖTÜRÜ müvekkil ve arkadaş grubuna yönelik bir husumet beslediği kolayca anlaşılmaktadır. Ayrıca bunun dışında KATILANIN MADDİ TALEP BEKLENTİLERİ DE VARDIR. Pelin Akalın, ilk ifadesinden 1 ay sonra, 5 Haziran 2018 tarihinde emniyete gitmiş uzun bir paragraf boyunca tüm maddi beklentilerini ve taleplerini sıralayarak bunların tazmin edilmesini istemiştir.


Pelin Akalın, normal şartlar altında 6 sene boyunca, 77 kişinin yüzlerce kez tecavüzüne uğramış bir kadının belki de hiç aklına gelmeyecek bir hamlede bulunmuş ve ŞİKAYETÇİ OLDUĞU İNSANLARDAN PARA İSTEMİŞTİR. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, katılanın tamamen kendi içinde geliştirdiği husumet ve maddi gerekçeler sebebiyle Müvekkil ve arkadaşlarına karşı yürütülen bir iftira kampanyasına dahil olduğu görülmektedir.

 

31-   Pelin Akalın, Müvekkille 2012 yılının temmuz ayında önce Göksu evlerindeki A9 TV Stüdyosunda sonrasında ise “Dragos” diye tabir edilen Kandilli Eşref Bitlis Sokak’taki evde tanıştığını; bu sırada güya reşit olmadığını ifade etmekte ve güya müvekkilin parmak sokmak suretiyle kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia etmektedir.

Ancak dava dosyasına sunulmuş olan HTS BAZ ÇAKIŞMA RAPORLARINA bakıldığındaysa, Pelin Akalın’ın (1  Ağustos 2011 - 1 Ağustos 2012) tarihleri arasındayani reşit olmadan önce KANDİLLİ/DRAGOS ADIYLA ANILAN YERE YAKIN YERLERDEN HİÇ BAZ SİNYALİ VERMEDİĞİ görülmektedir. Aynı şekilde nin olayın gerçekleştiğini iddia bir diğer adres olan A9 TV Stüdyosunun bulunduğu Göksu Evleri’nde de belirtilen tarih aralığında YİNE HERHANGİ BİR BAZ SİNYALİ VERMEDİĞİ de görülmektedir.

DOSYADAKİ MADDİ DELİLLERLE İSPATLANDIĞI ÜZERE, HANİFE AKALIN DOĞRUYU SÖYLEMEMEKTEDİR.

Pelin Akalın’ın güya yaşadığını iddia ettiği bu eylemle ilgili hiçbir somut delili bulunmamaktadır, cinsel saldırı suçlaması tamamen katılanın soyut beyanına dayalıdır. Nitekim duruşma esnasında Mahkeme Başkanı’nın sorduğu  “parmaklamayı hangi eliyle yaptı?” SORUSUNA DAHİ CEVAP VEREMEMİŞTİR. Oysa gerçekten cinsel saldırıya uğramış bir kadının bu detayı hatırlamaması mümkün değildir.

 

32-   Pelin Akalın’ın ana dava dosyasında yer alan ve 2012 YILINDA OKULUYLA BERABER GİTTİĞİ ÇANAKKALE GEZİSİYLE İLİŞKİLENDİRDİĞİ HİKAYESİ ise onlarca çelişki ve tutarsızlık içermesi itibariyle katılanın beyanlarının güvenilemez olduğunun en önemli delillerinden biri olmuştur.

Bu kurguya göre, katılan henüz reşit değilken, ana dava sanıklarından Kartal İş, Tarkan Yavaş, Cem Sedat Altan, Mehmet Ender Dahan, Mustafa Işık, Hakan Efeoğlu. ve diğer 3 kişi tarafından yani güya 9 kişi tarafından toplu bir cinsel saldırıya maruz kaldığını iddia etmektedir. Anlatımına göre toplu olarak anal yoldan saldırıya uğradıktan hemen sonra, kendisine sözde tecavüzde bulunan ve bunca kişinin de tecavüz etmesine aracı olan Mustafa Işık’la arabada sarılıp öpüşüp vedalaşıp okul arkadaşlarıyla Çanakkale gezisine çıkmış, bunca erkeğin şiddet içeren tecavüzüne maruz kalmış bir kadın olarak nasıl olup da geziye katılabilecek neşeyi ve sevinci bulabildiği açıklanamazken, ne okul arkadaşlarının ne öğretmenlerinin bunca kişi tarafından darp edilerek tecavüze uğramış bir kadının halini fark edememiş olmaları da meçhul kalmıştır.

Adeta bir film senaryosu gibi kurgulanmış, TCK'nın suç maddelerinin, eğitici bir filmde gösterimi sağlanıyormuşçasına tek tek yer aldığı, tek amacı ismi geçen sanıkların tutuklanmasını garanti altına olmak olan bu hikaye derin çelişkiler, tutarsızlıklar ve hayatın olağan akışına aykırılıklar içermektedir.

Nitekim İstanbul BAM 1 Ceza Dairesi de bu soyut beyanı tutarlı ve muteber bulmamış ve gerekçesini şöyle izah etmiştir:

 


33-   Somut delillerle desteklenmeyen bu hikaye ile ilgili olarak Pelin Akalın Emniyet ifadesinde MANTIK DIŞI BİR ŞEKİLDE KENDİSİNE (GÜYA) TECAVÜZ EDENLERİN BİR KISIMINI HATIRLAMADIĞINI söylemiş, Mahkemedeki ifadesinde ise isimlerini hatırlayamadığı bu birkaç kişiden hiç bahsetmemiş, daha önce ismini saydıkları ile yetinmeye karar kılarak önceki ifadesiyle çelişkiye düşmüştür.

34-   Emniyet ifadesinde iddia ettiği saldırının “hiç bilmediği bir evde” olduğunu iddia etmişken, Mahkeme ifadesinde Göksu evlerinde bir ev olduğunu, o eve defalarca gelip gittiğini söylemiş, evde kimlerin kaldığı, evin özellikleri gibi detaylar sayarak önceki ifadesiyle çelişkiye düşmüştür.

35-   Emniyet ifadesinde ana dava sanıklarından Mehmet Ender Daban’ın kendisine zorla ve tehditle saldırıda bulunduğunu iddia etmişken, Mahkeme ifadesinde Mehmet Ender Daban’ın dini telkin yaparak ikna yoluna gittiğini, ardından da "rahat ol, kendini rahat bırak, kasma" dediğini iddia ederek zor ve tehdit iddiasıyla çelişkiye düşmüştür.

36-   Pelin Akalın Çanakkale gezisi öncesi yaşadığı sözde cinsel saldırıyla ilgili olarak, mahkemedeki beyanında Nisan ayının son haftası diyerek yaklaşık bir tarih vermiştir. Katılan bu gerçek dışı beyanını kendince kuvvetlendirip inandırıcı hale getirmek amacıyla da, o gün ana dava sanıklarından Mustafa Işık’ın kendisini Citroen marka tek kapılı aracıyla aldığını söylemiştir. ANCAK MÜŞTEKİ HANİFE AKALIN DOĞRUYU SÖYLEMEMEKTEDİR. Çünkü Mustafa Işık, iddia edilen aracı 3 Mayıs 2012 tarihinde satın almış ve bu tarihten sonra kullanmaya başlamıştır.

Mustafa Işık’ın Citroen marka aracı 3 Mayıs 2012 Tarihinde almış olduğu ilgili Bakırköy 24. Noterliğinin 22310 yevmiye numaralı evrağıyla sabittir. (Aşağıda)


 

37-Yine aynı olay için Pelin Akalın emniyet ifadesinde Mehmet Ender Daban hakkında “Kendisi iri yarı bir insan olduğundan korktum” demektedir. Ancak Pelin Akalın ve Ender Daban’ın birlikte çektirdikleri fotoğraflara bakıldığında, sanığın katılana göre iddia edildiği gibi “iri yarı” birisi olmadığı, Pelin Akalın ile neredeyse aynı boyda, yani istese karşı koyabileceği normal formlarda birisi olduğu görülmektedir.


Katılan Pelin Akalın’ın iri yarı olarak nitelediği Mehmet Ender Daban ile aynı boyda olduğu görülmektedir.

Ayrıca katılan Pelin Akalın ile Ender Daban’ın 2 Ağustos 2012 tarihinde bir iftar yemeğinde birlikte çekilmiş olan yukarıdaki fotoğrafında, katılanın yüzündeki doğal ve neşeli ifade de dikkat çekicidir. Zira hiçbir kadın güya bundan sadece 3-4 ay önce kendisine tecavüz etmiş ve sonrasında birçok erkeğin tecavüzüne ortam hazırlamış bir erkeğin yanında, yüzünde böyle bir gülümsemeyle poz veremeyecektir.

Pelin Akalın aşağıdaki fotoğrafta ise, yine sözde tecavüzcüsü olan ENDER DABAN’A, İDDİA EDİLEN OLAYDAN 6 AY SONRA KENDİ ELLERİYLE HAZIRLADIĞI KAHVALTI TABAĞINI  İKRAM ETMEKTEDİR. Katılanın söz konusu fotoğrafta da son derece mutlu ve bakımlı olması yine dikkatlerden kaçmamaktadır.


Sonuç olarak katılanın emniyetteki ifadesine göre zorla, mahkemedeki ifadesine göre “dini telkinle” yaşandığını öne sürdüğü CİNSEL SALDIRI OLAYI TAMAMEN SOYUT ve HEM AKLA HEM DE MANTIĞA OTURMAYAN HAYALİ BİR İDDİADAN İBARETTİR.

 

38-    Pelin Akalın iddiasına göre güya 4 erkeğin, vücudunda morluklara sebep olacak derecede sert hareketler kullanarak cinsel saldırısına uğramış, vücudunda darp izleri oluşmuş ve bu esnada kameraya alınmıştır. Böyle bir eyleme maruz kalmış bir genç kızın HAYATIN OLAĞAN AKIŞINDA SİNİR  KRİZLERİ  GEÇİRMESİ  veya BÜYÜK  BİR TRAVMA  YAŞAMASI BEKLENİR. Ancak  30 ACM’de görülen yargılamanın 1 Eylül 2020 tarihli duruşmasındaki ifadesinde böyle bir şey olmadığını, olayın yaşandığını iddia ettiği evden “Mustafa Işık’la birlikte ayrılıp arabaya bindiklerini, arabada biraz tartıştıklarını ve ağladığını, sonra sarılıp öpüp barıştıklarını, ardından sanığın kendisini tur otobüslerinin olduğu okulun önüne bıraktığını ve KENDİSİNİ DE ÇANAKKALEYE GEZİYE GİTTİĞİNİ” söylemektedir.

Katılanın başına geldiğini iddia ettiği olay böyle normal karşılanacak ve iki tane sevgi sözcüğüyle örtbas edilebilecek bir olay değildir. Hiçbir genç kadın sevgilisinin arkadaşları tarafından toplu tecavüze uğradıktan sonra, sevgilisiyle aynı arabaya binip normal bir kavga formunda bir tartışma yaşamaz. Aksine olayın yaşattığı travma sebebiyle sinir krizleri geçirir ve kendisine bunu yaşatan erkeğe karşı dehşetli bir öfke duyar.  Nitekim bu tarz korkunç olayların ardından gerçek mağdurların yaşadıkları şokun etkisiyle kendilerini çıplak ayakla, yarı çıplak sokağa attıkları, sinir krizleri geçirdikleri, hatta kendilerine veya saldırgana zarar vermeye çalıştıkları bilinen vaka örnekleridir.

Ancak Pelin Akalın’da BUNLARIN HİÇBİRİ OLMAMIŞ, GİYİNİP, MAKYAJINI DAHİ YAPMIŞ (MORLUKLARI FONDÖTENLE KAPATTIĞINI SÖYLEMEKTEDİR), SANIĞIN ARACINA BİNMİŞ VE OKUL GEZİSİNE GİTMİŞTİR. YANİ MÜŞTEKİ HAYATINA DEVAM ETMİŞTİR. ÇÜNKÜ BÖYLE BİR TOPLU CİNSEL SALDIRI OLAYI ASLA YAŞANMAMIŞTIR.

 

39-   Özetle Pelin Akalın’ın iddia ettiği bu denli dehşet verici travmatik bir olayın ardından Mustafa Işık'ın aracına binmesi, öpüp sarılmasıyla yatışması, planladığı gibi okul gezisine giderek hayatına devam etmesi, gezide mutlu bir şekilde arkadaşlarıyla fotoğraf çektirmesi, tamamı sağlıkçı olan arkadaşları ve öğretmenlerinin son derece taze olan böyle bir travmanın ruhsal ve bedensel etkilerini fark etmemiş olmaları hayatın olağan akışına aykırıdır, BÖYLE BİR OLAY YAŞANMADIĞININ GÖSTERGELERİDİR.

40-   Pelin Akalın’ın bu toplu cinsel saldırı iddiasıyla ilgili dava dosyasına girmiş HTS kayıtlarına bakıldığında da katılanın İDDİASINI KANITLAYAN BİR DELİL BULUNMADIĞI görülmektedir. Katılanın cinsel saldırıya uğradığını iddia ettiği tarih 2012 yılının Nisan ayının son haftasıdır. Dava dosyasındaki HTS verilerine bakıldığında katılan, Nisan ayı içerisinde iki defa Çanakkale’den baz vermektedir. Bunlardan birisi 21 Nisan tarihinde diğeri ise 27 Nisan tarihindedir.

Fakat ne 21 Nisan 2012 ne  de  27 Nisan 2012 tarihinde veya Nisan ayının son haftasında Pelin Akalın’ın, toplu cinsel saldırının yaşandığını iddia ettiği Göksu Evlerinden ya da Anadoluhisarı semtinden HERHANGİ BİR HTS BAZ KAYDI BULUNMAMAKTADIRYANİ MÜŞTEKİ, BU TARİHLERDE GÜYA CİNSEL SALDIRI EYLEMİNİN YAŞANDIĞINI İDDİA ETTİĞİ ADRESLERE HİÇ GİTMEMİŞTİR.

Bununla birlikte katılanın bu tarihlerle, cinsel isnatta bulunduğu sanıkların birisiyle bu adreslerde veya başka bir yerde bir arada olduklarına dair HERHANGİ BİR BAZ ÇAKIŞMASI DA BULUNMAMAKTADIR.

YANİ DOSYADAKİ SOMUT VERİLERE GÖRE HANİFE AKALIN’IN YALAN SÖYLEDİĞİ AÇIKTIR. HANİFE AKALIN’IN HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI ve ÇELİŞKİLİ SOYUT İDDİALARI DIŞINDA, DAVA DOSYASINDA -iddialarını doğrulayacak- HİÇBİR SOMUT VEYA YAN DELİLİ BULUNMAMAKTADIR.

 

41-   Pelin Akalın 01.05.2018 tarihli emniyet ifadesinde, ana dava sanıklarından Hüsnü Erel Aksoy hakkında güya Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştiğini öne sürdüğü bir cinsel saldırısı iddiasında bulunmaktadır. İddiaya göre Hüsnü Erel Aksoy, hastanedeki birkaç dakikalık muayene sırasında güya ye tecavüz etmiştir. Katılanın bu çirkin iddiası, sanıklara operasyonun yapıldığı dönemde sanığın ve hastanenin ismi de kullanılarak büyük bir karalama kampanyasına dönüştürülmüştür. Halbuki Pelin Akalın’ın bu iddiası da gerçekdışı ve hayatın olağan akışına aykırıdır.


Çünkü İstanbul’un en kalabalık hastanelerinden birinin hem de günde bine yakın hastanın muayene edildiği poliklinik bölümünde, muayene odalarının ses izolasyonu olmayan basit panellerle ayrıldığı, kapı anahtarlarının sadece kat sekreterlerinde durduğu ve aynı anda onlarca kişinin birarada bulunduğu bir ortamda, nin tüm karşı çıkmalarına rağmen güya tecavüze uğraması ASLA MÜMKÜN DEĞİLDİR.

 

42-   Pelin Akalın emniyet ifadesinde, Hüsnü Erel Aksoy’un muayene sırasında güya muayene odasının kapıyı kilitleyerek ona cinsel saldırıda bulunduğunu iddia etmiştir. Ancak Hüsnü Erel Aksoy mahkemedeki savunmasında poliklinik ortamında böyle bir eylemin olamayacağını kesin ve net delillerle ispatlayınca MÜŞTEKİ BİR ANDA İFADESİNİ değiştirmiş ve SÖZDE CİNSEL SALDIRI EYLEMİNİ MUAYENE ODASINDAN ALIP, NÖBETÇİ DOKTOR ODASINA TAŞIMIŞTIR.

Katılanın iddia edilen eyleme dair aşamalarda değişen ÇELİŞKİLİ BEYANLARI İTİBAR EDİLEMEZ SEVİYEDEDİR.  Katılan gerçek dışı isnatlarının çürütülmesi karşısında anlatımlarını değiştirmiş ve yeniden şekillendirmiştir.

 

43-   Hüsnü Erel Aksoy mahkemedeki savunmasında, Pelin Akalın’ın cinsel yolla bulaşan bir hastalığı olduğunu ve bunun farkında olan biri olarak zaten ye cinsel açıdan yaklaşmasının mümkün olamayacağını açıklamış ve katılanın alt çamaşırını da çıkarmadığını söylemiştir.



Bunun üzerine  BİR ANDA sanık hakkındaki SUÇ İSNADIN DEĞİŞTİRMİŞTİR.  ilk ifadesindeki anal ve oral tecavüze uğradığı iddiasını BU KEZ EYLEMİN SADECE ORAL YOLDAN OLDUĞUNU SÖYLEYEREK DEĞİŞTİRMİŞ; anal saldırı iddiasını ise ELDİVENLE PARMAK SOKMA EYLEMİNE ÇEVİRMİŞTİR.


Eğer iddia doğru olsa, Pelin Akalın’ın emniyetteki ifadesinde suç eylemini anlatırken, “eldivenle parmak sokma” gibi bir eylemi unutmaması ve ifadesinde mutlaka buna değinmesi gerekirdi. Fakat Pelin Akalın emniyetteki anal tecavüz iddiasını, Hüsnü Erel Aksoy’un mahkemedeki güçlü savunması karşısında değiştirmek mecburiyetinde kalmıştır. 
Katılanın gerçek dışı beyanlarını sürekli değiştirmesi ve savunmalara göre şekillendirmesi oldukça kuşkulu bir durum olup katılanın hiçbir beyanına itibar edilemeyeceğinin de açık bir göstergesidir.

 

44-   Pelin Akalın’ın siğil tedavisi sebebiyle Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesine gittiği ikinci tarih, 9 Mart 2015 olarak gözükmektedir. Ancak bu tarihte , Hüsnü  Erel  Aksoy’a  muayene  olmamış,  hastanedeki  cildiye  doktoruna  muayene olmuştur. Pelin Akalın Hüsnü Erel Aksoy’un savunmasında bu durumu açıklayıp delillendirmesi üzerine, bu kez Hüsnü Erel Aksoy’un güya başka doktorların şifrelerini kullanarak onlar adına muayene kaydı açtığını şeklinde hiç olmayacak bir yalan uydurmuştur.

Oysa katılanın bu iddiası ülkemizdeki sağlık sisteminde YAPILMASI MÜMKÜN BİR ŞEY DEĞİLDİR. Çünkü başkası adına elektronik reçete yazılabilmesi için, o kişi adına alınmış HSB şifresi, E-imza, USB giriş aleti ve E-imza şifresi gerekmektedir. Bunlar olmadan da kimsenin kimse adına E- İŞLEM yapılabilmesi mümkün değildir.

 

45-    Güya 2015 yılında tecavüze uğradığını iddia eden Pelin Akalın, aynı hastaneye ve Hüsnü Erel Aksoy’a muayene olmaya gitmeye devam etmiştir.  1 Eylül 2020 tarihli mahkeme ifadesinde2017 yılında da Hüsnü Erel Aksoy’a muayene olmaya gittiğini söylemiştir.


Yargıtay’ın Cinsel Dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar da önem atfettiği konular dan biri de,  mağdurun  isnat  ettiği  eylemin  ardından  sanıkla  görüşmeye  devam edip etmediğidir
Katılanın sanıklarla görüşmeye devam ettiği bu gibi durumlarda Yargıtay, mağdurun  cinsel  saldırı iddiasının, hayatın olağan akışına aykırı olması sebebiyle GEÇERLİ BULMAMAKTADIR.

Zira hiçbir kadın tecavüzcüsüyle, tecavüze uğradığı yerde tekrar görüşmeye devam etmez. Çünkü böyle bir durumda rıza dışı bir eylemden bahsedilemeyeceği açıktır. Sağlık sektöründe çalışan Pelin Akalın’ın, İstanbul’daki yüzlerce kadın hastalıkları doktoruna gitmeyip, üstelik ikamet ettiği Ataşehir’den kalkıp ta Bağcılar’daki bir hastaneye kendisine tecavüz eden Hüsnü Erel Aksoy’a tedavi olmaya gitmesinin hiçbir akılcı izahı da yoktur.

 

46-         Pelin Akalın Mustafa Işık ile 2.2.2012 tarihinde otobüste tanıştığını, üzerinde okul üniforması olduğunu, okuldan eve döndüğünü beyan etmektedir. Ancak bu konuda da alenen yalan söylemektedir. Çünkü katılanın belirttiği tarihte okullar YARIYIL tatilindedir. Pelin Akalın’ın üzerinde okul forması olması mümkün değildir.  Katılan sırf üzerinde lise üniforması olduğunu vurgulayarak “küçük yaşta kız” isnadını  göstermek amacıyla alenen yalan söylemektedir:


Takdir
 edersiniz ki yarıyıl tatilinde, eğitime ara verilmiş, okuldaki kursların dahi işlenmediği bir dönemde katılanın okuldan eve dönmesi mümkün olmamakla beraber, gündelik hayatında okul üniformasıyla gezmeyeceği de açıktır.  Katılanın burada okul üniforması  vurgusu  yapmasının  tek  sebebi    Mustafa  Işık’ın  onun  yaşının  küçük olduğunu bilerek tanıştığı hikayesi için bir altyapı malzemesidir.

Açıkça görülmektedir ki  Pelin Akalın, sürekli doğru olmayan bilgiler veren, üstüne o gerçek dışı beyanları için hikayeler uydurup bunlarla kumpasçıları desteklemeye çalışan bir kişidir. BU ŞARTLAR ALTINDA MÜŞTEKİNİN GERÇEK DIŞI BEYANLARINA KESİNLİKLE İTİBAR EDİLEMEYECEĞİ ORTADADIR.

 

47-        Pelin Akalın, Mustafa Işık’ın Müvekkil Adnan Oktar’ın arkadaşı olduğunu güya sonradan öğrendiğini iddia etmektedir. Katılan, Mustafa Işık’la ilk tanıştıkları zaman, sanığın kendisine müvekkilin “Ateist Siyonizm Felsefesi” kitabını hediye ettiğini söylemekte ve bu kitapta Adnan Oktar isminin yazmadığını iddia etmektedir.


Ancak  katılan tıpkı diğer iddialarında olduğu gibi bu konuda da gerçek dışı bilgi vermektedir. Zira katılanın 
bahsettiği kitabın adı Ateist Siyonizm Felsefesi’dir ve Kitabın 2009 yılı ve sonraki baskılarının tümünün arka kapak fotoğrafında Müvekkil Adnan Oktar’ın ismi ve fotoğrafı bulunmaktadır. Yine kitabın ilk sayfalarında da aynı şekilde Müvekkilin birçok fotoğrafı ve özgeçmişi yer almaktadır. Özetle katılanın, bu kitabın müvekkil Adnan Oktar’a ait olduğunu bilmemesi ve isminin yazmadığını iddia etmesi gerçek dışıdır.




48-        
Pelin  Akalın  1.5.2018 tarihli emniyet ifadesinde,  Mustafa  Işık’ın  evine  ilk  gittiğinde  sanığın  onun  kendi evine dönmesine izin verdiği, ancak ikinci gidişinde kendisine güya tecavüz ettiğini iddia etmektedir. Fakat burada İKİ AYRI ÇELİŞKİ ORTAYA ÇIKMAKTADIR.



Birincisi;
 Pelin Akalın madem sanığın evine ilk gittiğinde istem dışı ve hazır olmadığını düşündüğü bir yakınlaşma yaşamıştır, NEDEN TEKRAR SANIĞIN EVİNE GİTMİŞTİR? Ev dışında sanıkla buluşup zaman geçirebilme imkânı varken, ailesinden aldığı dini terbiyeye bu uygunken, tekrar Mustafa Işık’ın evine gitmesi, katılanın kendi beyanına göre RIZASINI GÖSTERMEKTEDİR.

 

İkincisi ise; Pelin Akalın “yaşımın da küçük olduğunu bildiği için gitmeme izin verdi ve oradan ayrıldım” diyerek, Mustafa Işık’ın kendisinin yaşının küçük olması sebebiyle onun evden ayrılmasına izin verdiğini söylemektedirFakat bu olaydan kısa bir süre sonra aynı evde sanığın ona tecavüz ettiğini, görüntülerini kayıt ettiğini ardından tecavüzlere devam ettiğini iddia etmektedir. Oysa birbirine çok yakın iki görüşme arasında katılanın yaşında bir değişiklik olmamıştır. Bir görüşmede yaşı küçük olduğu için katılanın gitmesine izin veren sanığın, ikinci görüşmede katılanın yaşının küçük olmasını hiçe sayarak cinsel saldırıda bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır.  

Bunun dışında sanıklara ait tüm adreslerde yapılan polis aramalarında da, ne  Pelin Akalın’a ne de başka bir ye ait bu tarz video çekimleri bulunmamıştır. Yalnızca bu bile, katılanın gerçek dışı beyanlarının itibar edilemez olduğunu açık şekilde kanıtlamaktadır.

 

49-        Pelin Akalın’ın ana dava sanıkları Ali Kasap ve Aydın Kasap hakkındaki cinsel saldırı iddiasındaki yalan beyanı ortaya çıkmıştır. Katılan, bu iki sanığın cinsel saldırılarının güya “2012 Mayıs-Haziran-Temmuz” tarihinde kendisi henüz daha reşit değilken sanıkların Yavuztürk mahallesindeki evinde işlendiğini iddia etmektedir.

ANCAK Pelin Akalın’ın suç isnadında bulunurken hesap edemediği bir gerçek vardır ki, EYLEMİN GERÇEKLEŞTİĞİ İDDİA EDİLEN O TARİHLERDE HENÜZ DAHA SANIKLAR TARAFINDAN KİRALANMAMIŞTIR. Nitekim Ali Kasap ve Aydın Kasap’ın Yavuztürk mahallesindeki evlerinde yapılan adli aramada düzenlenen “Arama, el koyma tutanağında”, YAVUZTÜRK MAHALLESİNDEKİ EVİN -katılanın iddia ettiği tarihten neredeyse 1 yıl sonra- 01.02.2013 TARİHİNDE AYDIN KASAP TARAFINDAN KİRALANDIĞI ORTAYA ÇIKMIŞTIR.



50-   
 Katılanın asılsız iddialarına göre sanıklar 6 sene boyunca, katılanın herhangi bir işi, sınavı vs olmasına bakmaksızın güya zorla bir yerlere götürüp sistemli olarak tecavüz etmişlerdir. Ancak katılan bu iddiaları ortaya atarken kurduğu cümlelerin devamında oldukça ilginç bir beyanda bulunmuştur. Beyanına göre SÖZDE “TECAVÜZCÜSÜNÜ KENDİ SEÇMEK İSTEMEKTEDİR”:



Katılanın -cinsel ilişki iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte- rızası dışında gerçekleştiğini iddia ettiği cinsel saldırı eylemi için KİŞİ SEÇİMİ YAPMAKTAN” BAHSETMESİ, ortada bir tecavüz olmadığının ve hikâyede geçen sözde cinsel eylemlerin tamamen RIZAYA DAYALI gerçekleştiğinin de bir diğer ikrarı olmaktadır. Ortaya bir tecavüz iddiası atılmışsa, ancak bu iddiada sözde saldırganın kim olacağı sözde mağdur tarafından seçiliyorsa, bu cinsel eylem açısından bir tecavüzden değil, sözde mağdurun fiziksel olarak çekici bulduğu kişilerle cinsellik yaşamak istediğinden bahsedilebilir.

 

51-         Pelin Akalın, sözde tecavüzler esnasında bazı sanıkların vajinal yoldan kendisiyle birleşmeyi istediklerini, kendisinin de onları harama düştükleri yönünde uyardığını belirtmektedir.



Katılanın yukarıdaki mahkeme ifadelerine bakıldığında, cinsel birliktelik hikayesini de kabul etmemekle birlikte;

-               Dini telkin yaparak, mağdurları istismar ettiği iddia edilen erkek sanıklardan bir kısmı her nedense güya cinsel konularda öğretisini yaptıkları dini kurallara kendileri de UYMAMAKTADIR.

-               Dini telkin altında kaldığını iddia eden katılan Pelin Akalın’ın asıl kendisi sanıkları uyararak ve “vajinal olmaz, anal olur, aksi haram” diyerek DİNİ TELKİN YAPMAKTA, “bunun haram olduğunu bilmiyor musun?” şeklinde azarlayıp şahsı İTMEKTEDİR.

-               Vajinal yoldan cinsel ilişkiyi kabul etmeyen Pelin Akalın, karşısındaki şahsı anal yoldan ilişkiye yönlendirmekte, ANAL YOLDAN CİNSEL İLİŞKİYİ TALEP ETMEKTEDİRBU NOKTADA İLİŞKİ İDDİASINI KABUL ANLAMINA GELMEMEKLE BİRLİKTE MÜŞTEKİNİN ANAL İLİŞKİYE RIZASI DA ORTAYA ÇIKMAKTADIR.

-               Katılan vajinal yoldan ilişkiye girmek isteyen şahısları itmekte, kendilerine çıkışmakta ve İLİŞKİYE İZİN VERMEMEKTEDİR. Açıktır ki; katılan mukavemete muktedir, kendini ifade edebilen, istemediğine “istemiyorum” deyip engel olabilen, haklarını koruyabilen, karşı çıkabilen ve en önemlisi karşısındakine sözünü dinletebilen konumda olduğu net bir şekilde gözükmektedir. Bu şartlar altında, MÜŞTEKİNİN İZİN VERMEMESİ DURUMUNDA HİÇBİR CİNSEL İLİŞKİNİN YAŞANAMAYACAĞI AÇIKTIR.

 

52-   Katılanın 1 Eylül 2020 tarihli mahkeme ifadesine göre, Bülent Sezgin kendisine sözde 2012 yılında cinsel saldırıda bulunmuştur.  Buna delil olarak da sanığın vücudunda dövmeler olduğunu söylemiştir.



Ancak
 katılanın burada da gerçek dışı bir beyanda bulunduğu ortaya çıkmıştır.  Zira  Bülent  Sezgin  dövme  yaptırmaya  2014  yılında  başlamıştır.  Cinsel saldırının yaşandığı iddia edilen 2012 yılı Nisan ayının son haftası ile Temmuz ayı arasındaki 3 aylık dönemde Bülent Sezgin’in herhangi bir dövmesi bulunmamaktadır.

Sanığın 2013 Yılındaki yayınlardan alınan aşağıdaki ekran görüntülerinde BÜLENT SEZGİN’İN VÜCUDUNDA BİR DÖVME OLMADIĞI GÖRÜLMEKTEDİR.


2014   YILI   VE   SONRASI   ÇENGELKÖY   HÜR   SOKAK'TAKİ   STÜDYODA   YAPILAN YAYINLARDA İSE SANIĞIN DÖVMELERİ GÖRÜLEBİLMEKTEDİR.



53-   
Pelin Akalın’ın gerçek dışı beyanlarından biri de, Serkan Ak ile ilgili yaptığı suç isnadında ortaya çıkmıştır. Katılanın gerçek dışı beyanına göre, Serkan Ak güya kendisine 2012 yılı Nisan ayının son haftası ile Temmuz ayı arasındaki 3 aylık dönemde, Gökalp Barlan ile beraber yaşadıkları evde cinsel istismarda bulunmuştur.

Sanıklar Serkan Ak ve Gökalp Barlan’ın birlikte yaşadıkları ve operasyon günü gözaltına alındıkları ev Soğuksu/Beykoz’dadır. Pelin Akalın bu evde Serkan Ak tarafından 2012 yılında sözde cinsel istismara maruz kaldığını iddia etmektedir. ANCAK MÜŞTEKİNİN SUÇ İSNADI YAPTIĞI TARİHTE, BU EV HENÜZ DAHA SANIK TARAFINDAN KİRALANMAMIŞTIR. SANIĞIN EVİ KİRALADIĞI TARİH İSE 01.09.2014’dür.


Pelin Akalın’ın, husumetli katılanlar ve kumpas çetesinin kurgularıyla oluşturduğu senaryosu maddi gerçekler karşısında sürekli yalanlanmaktadır.

 

54-         Pelin Akalın, ana dava sanıklarından Mert Sucu ile 2012 yılı Nisan ayının son haftası ile Temmuz ayı arasındaki 3 aylık dönem içerisinde cinsel birliktelik yaşadığını iddia etmektedir. Fakat katılan Pelin Akalın’ın 01.08.2011 – 01.08.2012 tarihler arasında 17 yaşındayken iddia ettiği 3 aylık süreç de dahil olmak üzere; sanıkla birlikte olduğunu iddia ettiği Bebek ve Arnavutköy (Beşiktaş) adreslerinde HİÇBİR BAZ KAYDI BULUNMAMAKTADIR. YANİ MÜŞTEKİNİN BU İDDİASI DA GERÇEK DIŞIDIR.

 

55-   Pelin Akalın, ana dava sanıklarından Cemil Gültekin ile 18 yaşına girdikten sonra cinsel birliktelik yaşadığını iddia etmektedir. Ancak mahkeme HTS çakışma tablosuna göre sanık ve MÜŞTEKİ ARASINDA HİÇBİR BAZ ÇAKIŞMASI BULUNMAMAKTADIR. SÖZ KONUSU KİŞİLER AYNI ORTAMDA HİÇ BULUNMAMIŞLARDIR.

 

56-   Pelin Akalın 2015-2016 yılları arasında ana dava sanıklarından Mehmet Orhan Mazıcı ile Kayışdağı’ndaki evde cinsel birliktelik yaşadığını iddia etmektedir. Ancak sanık ve katılan arasında 2015-2016 yıllarında KAYIŞDAĞI/ATAŞEHİR mevkiinde tespit edilmiş HERHANGİ BİR BAZ ÇAKIŞMASI bulunmamaktadır. KATILAN BAHSETTİĞİ TARİH VE YERDE SANIKLA BİR ARADA BULUNMAMIŞ, HERHANGİ BİR CİNSEL EYLEM YAŞANMAMIŞTIR.

 

57-   Pelin Akalın, ana dava sanıklarından Oğuzhan Sevinç ile 18 yaşına girdikten sonra cinsel birliktelik yaşadığını iddia etmektedir. Ancak mahkeme HTS çakışma tablosuna göre sanık ve MÜŞTEKİ ARASINDA HİÇBİR BAZ ÇAKIŞMASI BULUNMAMAKTADIR. SÖZ KONUSU KİŞİLER AYNI ORTAMDA HİÇ BULUNMAMIŞLARDIR.

 

58-   Pelin Akalın, ana dava sanıklarından Uğur Küçükaydın ile 18 yaşına girdikten sonra Çengelköy ATA–2 konutlarında cinsel birliktelik yaşadığını iddia etmektedir. Ancak mahkeme HTS çakışma tablosuna göre SANIK VE MÜŞTEKİ ARASINDA HİÇBİR BAZ ÇAKIŞMASI BULUNMAMAKTADIR. SÖZ KONUSU KİŞİLER, AYNI ORTAMDA HİÇ BULUNMAMIŞLARDIR. BUNA EK OLARAK MÜŞTEKİ HANİFE AKALIN’IN ÇENGELKÖY ATA–2 KONUTLARINDA DOSYAYA GİRMİŞ KENDİNE AİT BİR BAZ KAYDI DA BULUNMAMAKTADIR.

 

59-   Pelin Akalın, ana dava sanıklarından Yasin Göker ile 18 yaşına girdikten sonra cinsel birliktelik yaşadığını iddia etmektedir. Ancak mahkeme HTS çakışma tablosuna göre SANIK VE MÜŞTEKİ ARASINDA HİÇBİR BAZ ÇAKIŞMASI BULUNMAMAKTADIR. SÖZ KONUSU ŞAHISLAR AYNI ORTAMDA HİÇ BULUNMAMIŞLARDIR.

 

60-   Pelin Akalın, ana dava sanıklarından Ali Suat Kütahnecioğlu ile 2012 yılı Nisan ayının son haftası ile Temmuz ayı arasındaki 3 aylık dönem içerisinde Kayışdağı’ndaki evde cinsel birliktelik   yaşadığını   iddia   etmektedir.   ANCAK   MAHKEME   HTS   ÇAKIŞMA TABLOSUNA GÖRE SANIK VE MÜŞTEKİ ARASINDA 2012 YILINDA HİÇBİR BAZ ÇAKIŞMASI BULUNMAMAKTADIR. HATTA 2012 YILINDAN SONRA DA KAYIŞDAĞI SEMTİNDE HİÇ BAZ ÇAKIŞMALARI BULUNMAMAKTADIR. SANIK VE KATILAN AYNI ORTAMDA HİÇ BULUNMAMIŞLARDIR.

 

61-     Pelin Akalın, ana dava sanıklarından Yasin Kaya ile 2012 yılı Nisan ayının son haftası ile Temmuz ayı arasındaki 3 aylık dönem içerisinde cinsel birliktelik yaşadığını iddia etmektedir. Ancak mahkeme HTS çakışma tablosuna göre SANIK VE MÜŞTEKİ ARASINDA HİÇBİR BAZ ÇAKIŞMASI BULUNMAMAKTADIR. SÖZ KONUSU KİŞİLER AYNI ORTAMDA HİÇ BULUNMAMIŞLARDIR.

 

62-     Pelin Akalın, ana dava sanıklarından Murat Ersan ile 18 yaşına girdikten sonra Beykoz’daki evde cinsel birliktelik yaşadığını iddia etmektedir. Ancak mahkeme HTS çakışma tablosuna göre SANIK VE MÜŞTEKİ ARASINDA BEYKOZ İLÇESİNDE HİÇBİR BAZ ÇAKIŞMASI BULUNMAMAKTADIR.

 

63-     Pelin Akalın, ana dava sanıklarından Hulusi Gökmenli ile 18 yaşına girdikten sonra 2015- 2016 yılı yaz ayları içerisinde Anadoluhisarı Hisar Evleri’nde cinsel birliktelik yaşadığını iddia etmektedir. Ancak bu tarihlerde mahkeme HTS çakışma tablosuna göre, SANIK VE MÜŞTEKİ ARASINDA ANADOLUHİSARI SEMTİNDE HİÇBİR BAZ ÇAKIŞMASI BULUNMAMAKTADIR.

 

64-   Pelin Akalın’ın Makamınıza sunmuş olduğumuz fotoğraf albümündeki kendi fotoğraflarına bakıldığında gerek sanıklarla görüştüğü dönemde gerekse görüşmeyi kestikten sonra oldukça neşeli, canlı, bakımlı olduğu görülmektedir.

Katılanın yüzlerce tecavüzün mağduru olduğunu iddia ettiği, darp edildiği, eziyet gördüğü, psikolojisinin bozuk olduğunu iddia ettiği yıllardaki fotoğrafları da, 6 yıl boyunca yaşadığını iddia ettiği cinsel saldırı beyanlarına İTİBAR EDİLEMEYECEĞİNİ GÖSTEREN DELİLLERDENDİR.

Albümde çokça örneğini vermiş olduğumuz fotoğraflardan bazıları şöyledir:


Fotoğraflar, Hanife Akalın’ın sözde cinsel istismara maruz kaldığını iddia ettiği dönemlerde, cinsel istismar suçlaması yönelttiği kişilerle çektirdiği fotoğraflardır. Sözde mağdurun keyfi oldukça yerindedir. Sanıkların yanında tedirgin, travmatik veya iradesi fesada uğramış bir görünümü asla yoktur.

 









Hanife Akalın, iddia ettiği cinsel saldırılarla aynı dönemde ana dava sanıkları ve ralli yarışçısı Burcu Çetinkaya ile birlikte

 




 

Hanife Akalın, (solda) iddia ettiği cinsel saldırılarla aynı dönemde iş yerinde bir doktor arkadaşıyla. (Sağda) iddia ettiği cinsel saldırılarla aynı dönemde  paramedik olarak çalıştığı işte özçekim. 2017.


 

Hanife Akalın , iddia ettiği cinsel saldırılarla aynı dönemde müvekkilin arkadaş grubu dışından bir arkadaşıyla sporda. 14.07.2016

Pelin Akalın’ın Müvekkil ve arkadaş grubuyla irtibatta olduğu ve ayrıldığı süreç içerisindeki -burada sadece bir iki örneğini verdiğimiz- sosyal medya paylaşımları ve fotoğrafları somut bir gerçeği ortaya koymaktadır ki katılan;

-               6 SENE BOYUNCA ÖZGÜR BİR HAYAT YAŞAMIŞTIR.

-               RIZASI DIŞINDA HİÇBİR EYLEMİ KABUL ETMEYECEK AKIL VE ŞUURDA OLAN BİRİSİDİR.

-               OKULA GİDEN, İŞE GİDEN, SOSYAL HAYATI OLAN BİRİSİDİR.

-               HERHANGİ ZOR BİR DURUMDA YARDIM TALEP EDEBİLECEĞİ TÜM İLETİŞİM İMKANLARI ELİNİN ALTINDADIR.

Bu şartlar altında Pelin Akalın’ın dini telkin kullanılarak irade fesadına uğradığı ve bu yüzden de cinsel saldırılara maruz kaldığı iddiası tamamen çökmektedir.